36. –
42. sorularda verilen İngilizce cümlenin Türkçe
dengini bulunuz.
36. A balanced diet containing correct amounts of
the basic food substances is essential, but there is
no evidence that when, or at what intervals, one
eats makes the slightest difference.
A) Dengeli beslenmenin temel gıda maddelerini
yeterli miktarda içermesi şarttır, ancak ne zaman ve
hangi aralıklarla yemek yenildiğinin bu hususta
herhangi bir fark yaratmadığı kanıtlanmıştır.
B) Dengeli beslenmede doğru miktarda bulunması şart
olan temel gıda maddelerinin ne zaman ve hangi
aralıklarla yenmesi gerektiğine ilişkin en ufak bir
kanıt bulunamamıştır.
C) Temel gıda maddelerini doğru miktarlarda içeren
dengeli bir beslenme esastır, ancak ne zaman veya
hangi aralıklarla yemek yenildiğinin en ufak bir
fark oluşturduğuna ilişkin kanıt bulunmamaktadır.
D) Dengeli olması için beslenmenin temel gıda
maddelerini doğru oranlarda içermesi önemlidir,
ancak yemeğin ne zaman veya hangi aralıklarla
yenmesi gerektiği konusunda en ufak bir kanıt henüz
yoktur.
E) Dengeli beslenmek için esas olan temel gıda
maddelerinin ne miktarda yenmesi gerektiği
bilinmektedir, fakat bunların yenme zamanı ve
aralıklarının nasıl bir fark yaratacağı konusunda
kesin bir bilgi yoktur.
ÇÖZÜM
37. The Beni-Israel is a Jewish community of some
thousands, known as the White Jews and found chiefly
in Bombay and the costal towns of south-west India.
A) Birkaç bin kişiden oluşan Beni-İsrail Yahudi
topluluğu, genellikle Beyaz Yahudilerden oluşur ve
bunlar Güneybatı Hindistan'ın Bombay ve öteki kıyı
kentlerinde toplanmıştır.
B) Bombay ve Güneybatı Hindistan'ın kıyı kentlerinde
yaşayan birkaç bin nüfuslu Beni-İsrail Yahudi
topluluğu, genellikle Beyaz Yahudiler olarak
bilinmektedir.
C) Birkaç bin nüfuslu bir Yahudi topluluğu olan
Beni-İsrail içinde Beyaz Yahudiler olarak
bilinenler, Bombay dahil Güneybatı Hindistan'ın kıyı
kentlerinde bulunmaktadır.
D) Beni-İsrail olarak bilinen ve nüfusu birkaç bini
geçmeyen Beyaz Yahudi topluluğu, Bombay dahil
Güneybatı Hindistan'ın kıyı kentlerinde yaşar.
E) Beni-İsrail, Beyaz Yahudiler olarak bilinen ve
genellikle Bombay ve Güneybatı Hindistan'ın kıyı
kentlerinde bulunan birkaç bin nüfuslu bir Yahudi
topluluğudur.
ÇÖZÜM
38. The German poet Gottfried Benn, who was born in
Prussia, spent most of his life in Berlin as a
medical specialist.
A) Prusya'da doğmuş olan Alman şair Gottfried Benn,
yaşamının büyük bir bölümünü Berlin'de tıp uzmanı
olarak geçirdi.
B) Prusya doğumlu olan Alman şair Gottfried Benn,
bir tıp uzmanı olarak tüm yaşamını Berlin'de
geçirdi.
C) Prusya'da doğan Alman şair Gottfried Benn,
Berlin'deki yaşamını hep tıp alanındaki çalışmalarla
geçirmiştir.
D) Prusya'da doğan ve bir tıp uzmanı olan Alman şair
Gottfried Benn, yaşamının hemen hemen tümünü
Berlin'de geçirmiştir.
E) Yaşamının önemli bir bölümünü Berlin'de geçiren
Alman şair Gottfried Benn, Prusya'da doğmuş bir tıp
uzmanıydı.
ÇÖZÜM
39. As some columnists have also pointed out, the
year 2000 was a year in which the world shifted its
balance.
A) Bazı köşe yazarlarının belirttiğine göre,
dünyadaki dengeler 2000 yılında oldukça değişmiştir.
B) 2000 yılında dünyanın dengesini değiştirdiği,
bazı köşe yazarlarının ortak görüşüdür.
C) Bazı köşe yazarları, 2000 yılında dünyanın
dengesinin değiştiği konusunda görüş birliği
içindedir.
D) Bazı köşe yazarlarının da belirtildiği gibi, 2000
yılı, dünyanın dengesini değiştirdiği yıl oldu.
E) Bazı köşe yazarlarının da vurguladığı gibi, dünya
dengesinin en çok değiştiği yıl, 2000 yılıdır.
ÇÖZÜM
40. Ten years ago there was not enough electricity
available in the region to support the extraordinary
growth we have experienced over the last two years.
A) Son iki yılda gözlediğimiz hızlı büyümeyi
destekleyecek kadar elektrik, son on yıl içinde bile
üretilmemişti.
B) Son iki yılda gördüğümüz muazzam büyümeyi
desteklemek için on yıl öncesinde bölgede yeterli
elektrik bulunması gerekiyordu.
C) On yıl önce, bölgede son iki yılda yaşadığımız
olağanüstü büyümeyi destekleyecek yeterli elektrik
mevcut değildi.
D) On yıl öncesi gibi, son iki yılda görülen
olağanüstü büyümeyi desteklemeye yetecek elektrik
yoktu.
E) On yıl önce bölgede elektrik bulunmadığı için son
iki yıldan beri görülen muazzam büyümeyi desteklemek
çok zor oldu.
ÇÖZÜM
41. At the end of World War I the great powers felt
that international relations should be conducted
solely on the basis of justice.
A) I. Dünya Savaşı'nın sonunda güçlenen devletler,
uluslararası ilişkilerin tamamen adalet temeli
üzerine oturtulmasını arzu ediyorlardı.
B) I. Dünya Savaşı sonunda, büyük güçler
uluslararası ilişkilerin sadece adalet temeli
üzerinde sürdürülmesi gerektiğini düşünüyorlardı.
C) I. Dünya Savaşı sonunda, büyük güçler yalnızca
adalet temeline dayalı olan uluslararası ilişkilerin
doğru olduğuna inanıyorlardı.
D) Büyük devletlerin I. Dünya Savaşı sonundaki ortak
görüşü, uluslararası ilişkilerin tamamen adalet
temeli üzerine kurulması gerektiği yolundaydı.
E) I. Dünya Savaşı sonunda, uluslararası ilişkilerin
sadece adalet temeli üzerinde yürütülmesi
gerektiğine inanan devletler büyük bir güç haline
geldi.
ÇÖZÜM
42. Some psychologists are of the opinion that self-interest
is the basic reason why humans tend to co-operate.
A) Bazı psikologlar, insanların işbirliği yapmaya
eğilimli olmalarında temel nedenin, kişisel çıkar
olduğu görüşündedirler.
B) Bazı psikologların düşüncesine göre, insanları
işbirliği yapmaya zorlayan asıl etken kişisel
çıkardır.
C) Bazı psikologlara göre, kişisel çıkarlar,
insanları işbirliği yapmaya eğilimli yapar.
D) Bazı psikologlar, insanların işbirliği yapmasının
temelinde, kişisel çıkarları görüyorlar.
E) Bazı psikologların da belirttiği gibi, kişisel
çıkar, insanların işbirliği yapma eğiliminde
olmalarının başlıca nedenidir.
ÇÖZÜM
|